İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - civil.engineer

Sayfa: [1]
1
bu da benden olsun :)


Üç Boğaz Barajı : [color=rgba(0, 0, 0, 0.870588)]Çin’dedir. 22500 mw kapasteli dünyann en büyük hidroelektrik barajıdır. Ciddi ekolojik değişimlere, yer kayması riskine, ve göçlere neden olmştur. Pek çok tarihi alan sular altında kalmıştır. Bu da mühendislik harikası mı? İnsanlık suçu mu? Sorusunu pek çok kez akıllara getirmiştir.[/color]
[color=rgba(0, 0, 0, 0.870588)][/size][/color]
[color=rgba(0, 0, 0, 0.870588)][/size]kaynak [/color]

2
Kim kimdir ? / Ynt: Feyzi Akkaya kimdir?
« : 10 Nisan 2017, 22:13:13 »
ruhu şad olsun üstadın

3
Mimarlık / Mimarlar İçin Eskiz Örnekleri
« : 10 Nisan 2017, 22:10:28 »

4
İnşaat Mühendisliği / Metraj Nedir, Nasıl Yapılır
« : 10 Nisan 2017, 22:06:53 »
merhaba arkadaşlar
[/size][/color]
[/size]buraya kopyalayacaktım ancak sanırım format uymadı beceremedim. acemi arkadaşların oldukça işine yarayacak : http://www.aykutozdemir.com.tr/insaat/metraj-nedir-nasil-yapilir.html[/color]

6
Konuyu detaylı incelemeden önce, 3 soruya cevap vermek gerekmektedir :

Beton Katkı Maddesi Nedir ?
Betonu oluşturan temel malzemeler olan su, agrega ve çimento dışında düşük miktarda katılan organik veya inorganik maddelerdir.
Beton Katkısı Neden Kullanılır ?
Çimento özelliklerini belirli bir ölçüde iyileştirme amacı ile kullanılır.
Beton Katkısı Ne Zaman Kullanılır ?
Katkı maddesinin türüne göre, beton üretilirken veya üretildikten sonra kullanılarak taze veya sertleşmiş betonun özellikleri iyileştirilir.

Beton katkıları, mineral, kimyasal ve fiber katkılar olmak üzere 3 gruba ayrılırlar.
Kimyasal Katkılar : Daha çok su/çimento oranında düzenleme yapma amacı ile kullanılmaktadırlar.
Mineral Katkılar : Betonun terlemesini azaltmak, akışkanlığını artırmak ve bu sayede sertleşmiş betonun dayanım ve dayanıklılığını artırmak amacı ile kullanılmaktadırlar.
Fiber Katkılar : Fiberin özelliğine göre, rötreyi azaltmak, betonda oluşan mikro veya makro çatlakların oluşmasını ve ilerlemesini engellemek amacı ile kullanılmaktadırlar.

Beton Üretiminde En Çok Kullanılan Katkılar :
Akışkanlaştırıcı Katkılar : Su/çimento oranını azaltarak daha yüksek dayanım elde edebilmek, kütle betonlarda çimento miktarını azaltarak hidratasyon ısısını düşürmek, işlenebilirliği ve kolay yerleşimi sağlamak amacı ile kullanılırlar. Akışkanlaştırıcılar, su içerisinde eriyen boşluklu yapıdadırlar. Su ile birleşerek beton içersindeki suyun yüzey gerilimini düşürürler. Beton içine hava sürükleyerek çimento topaklaşmasının önüne geçerler ve beton içerisindeki tanelerin birbiri üzerinde kaymalarını kolaylaştırarak iç sürtünmeyi azaltmakta ve işlenebilirliği arıtırmaktadırlar.
Akışkanlaştırıcı katkılar, taşıma betonlarında, kütle betonlarda, pompa betonlarında, hazır betonda, düzgün yüzey istenilen her yerde, çelik donatının yoğun olduğu yerlerde çimento ağırlığının  % 0.2- %0.5’ i oranında vb. kullanılır. Svı halde ve kahverengidir.
   Taze beton Üzerindeki Etkileri : İşlenebilirliği ve pompalanabilirliği artırır.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : Su/çimento oranını düşürerek daha yüksek, erken ve nihai mukavemet, daha az boşluklu, daha iyi yüzeyler elde edilmesini sağlar.
Su Geçirimsizlik Sağlayıcı Katkılar : Sınırlı hava sürükleme özelliği ile kapiler boşlukları tıkayarak betonu su geçirimsiz hale getirir.  Bu tür katkılar daha çok su yapılarında  ( havuz, depo, arıtma, baraj, tünel, kanal vb.), bina temellerinde, çatı betonlarında, istinat duvarlarında vb. su ile temasta bulunan yapılarda kullanılır. Kahverengi ve sıvı haldeki bu katkılar, çimento ağırlığının % 0.5 i oranında kullanılırlar.

   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Betonu jöle kıvamına getirir.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : Betonu geçirimsiz hale getirir bu sayede beton dayanıklılığı artar. 7 ve 28 günlük basınç dayanımlarında yükselme olur.

Su Azaltıcı Katkılar: Betonun işlenebilirliğini azaltmadan, daha az su kullanılması amacı ile kullanılan katkı maddelidir. Bu katkı maddelerinin kullanılması ile  su miktarı %5-%15 arasında azalır ve beton mukavemeti de artar. Nihai mukavemette %40 artış görülür. Özellikle kış aylarında, betona erken mukavemet kazandırır. Çimentonun beton içerisinde daha iyi dağılmasını sağlar. Daha düzgün yüzeyli beton elde edilmesini sağlar. Ayrıca su azaltıcı katkılar dona karşı dayanıklılığı artırır ve su geçirimsizliği sağlarlar.
Su azaltıcı katkı maddeleri kahverengi ve sıvı haldedir.  Yoğunluğu 20 0C’ de yaklaşık 1.21 kg/lt’ dir.
   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Taze betonun geçirimsizliği artar. Rötre azalır, donmaya karşı dayanıklılık artar. Betonun akıcılığı 2 kaar tına çıkar, işlenebilme artar.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : Su miktarı büyük ölçüde azaldığından(%25-%35)  dolayı beton mukavemeti artar(28 günlük mukavemet 1000 kgf/cm2) .

Priz Geciktirici Katkılar: Sıcak, rüzgarlı havalarda kullanılan katkı malzemeleridir. Su ile çimento arasında oluşan hidratasyona etki yapar, prizi geciktirir. Priz geciktirici katkılar, betonun 1 ve 2 günlük dayanımlarında büyük oranda azalmaya neden olur, ancak 28 ve 90 günlük dayanımlarında katkısız betonların mukavemetlerine kıyasla daha yükske değerlere ulaşılır. Ayrıca bu katkılar, priz öncesi rötrenin artmasına neden olurlar.
Priz geciktirici katkı maddeleri, genellikle hava sıcaklığının yüksek olduğu, rutubetin az olduğu, rüzgarın fazla olduğu hava şartlarında, betonun uzun mesafeye taşınması durumunda,  geniş hacimli betonun ( kütle betonu) dökülmesi durumunda ve soğuk derzlerin önlenmesi durumunda kullanılır.
Priz geciktirici katkılar, çimento ağırlığının % 0.2 – % 2’ si arasında uygulanıp, bu oran sıcaklık, nem ve rüzgara göre değişir. Renkleri, genellikle sarı, yeşilimsi veya renksizdir. Yoğunluğu 20 0C’ de 1.20 kg/lt’dir

-Priz geciktirici belli başlı maddeler şunlardır:

1.         Lignosülfonat (kalsiyum, sodyum, amonyum). Bu madde aynı zamanda betonun içine bir miktar hava da sürükler.
2.         Asitler ve hidroksikarbosilik asit tuzları. Bu maddeler içinde COOH asit fonksiyonları vardır.
3.         Genel formülü Cn(H2O)m olan karbonhidratlar. Şeker, glikoz, amidon ve selüloz bu gruba girer.
4.         Oksitler, çinko ve kurşun oksit.
5.         Fosforik, fluorhidrik ve hümik asit.
6.         Gliserin
7.         Boraks

   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Priz süresini uzatır.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : İlk günlerdeki basınç dayanımları düşüktür ancak 7 ve 28 günlük dayanımları, katkısız betona oranla daha yüksektir.

Priz Hızlandırıcı Katkılar: Priz süresini azaltmak, erken muavemet elde etmek için kullanılır. Çimento ve su arasındaki reaksiyonu hızlandırırlar. Ayrıca soğuk habvalarda betonu don etkisinden korurlar.

Priz hızlandırıcılar, erken mukavemet istenilen yapı betonlarında, prefabrik beton üretiminde, soğuk havalarda beton dökümünde, tünellerin püskürtme kaplamalarında, şevlerde, yüzme havuzlarında, ıslak ve nemli yüzeylerin kaplamalarında, su geçirmezlik istenilen yerlerde kullanılırlar.
-Priz geciktirici belli başlı maddeler şunlardır:

1.         Bütün klorürler, özelikle CaCl2, NaCl, NH4Cl
2.         Alkali bazlar, NaOH, KOH, NH3
3.         Alkali tuzlar, Na2CO3 gibi
4.         Sodyum fluosilikat Na2SiF6
5.         Kalsiyum nitrat CaNO3 ve kalsiyum nitrit.
Bu maddeler arasında en çok kullanılan  CaCl2 dir. Çimento ağırlığının %2 si oranında, karma suyuna katılarak kullanılır.Prizi hızlandırır ve erken mukavemeti artırır.Nihai mukavemette bir etkisi yoktur. Ancak %2 oranından fazla kullanıldığı takdirde rötre artışı, donatılarda korozyon, rutubet gibi olumsuzluklara neden olur. Bu olmsuzluklar, daha az miktarda olmakla beraber diğer klorür ve priz hızlandırıclar için de geçerlidir.

Priz hızlandırıcı katkılar  genellikle beyazdır. Yoğunluğu 20 0C’ de yaklaşık 0.8 kg/lt’dir. İstenen etki, ortam şartları ve çimento tipine bağlı olarak % 0,5-3 orannda kullanılır.

   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Betonun sertleşme süresi kısalır.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : Erken mukavemet artar, nihai mukavemette bir değişiklik olmaz.

Hava Sürükleyici Katkılar: Betonda hava miktarını artırmak, hava boşluklarını birbirinden ayrı ünifrom bir şekilde dağıtmak ve bu durumu beton prizi tamamlanıncaya kadar sürdürmek için  kullanılan katkı maddeleridir. Hava sürükleyici katkılar, betonun işlenebilirliğini ve dayanımını artırırlar. Milyonlarca hava kabarcığı  homojen bir şekilde dağılarak betonun donma-çözünme olaylarından korunmasını sağlar.

Bu katkı maddeleri genel olarak beton yollar, pist betonları, hava alanlar ıve su yapıları gibi yerlerde çimento ağırlığının % 0,03-0,15’i oranında kullanılır.kullanılır.
   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Beton içerisindeki hava miktarı artar( % 1,5-2’den % 3-6’ya çıkar), beton daha işlenebilir hale gelir.
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : Betonun donma-çözünme etkisine karşı dayanımı artar.

Not:  Basınç dayanımı olumsuz yönde etkilediğinden  n betonun havası sık sık kontrol edilmeli, hava % 6’ yı geçmemelidir.

Püskürtme Beton Katkıları:
   Püskürtme Betonu Nedir?
Püskürtme beton, yüksek hava basıncı  ile bir yüzeye püskürtülen ve kendi kendine sıkışan betondur.Püskürtme betonun uygulanabilmesi için erken priz alabilmesi ve mukavemet kazanabilmesi gerekmektedir. Bu amaçla pskürtme betonlarda priz hızlandırıcı kullanılır.
Püskürtme betonu, kuru karışım ve yaş karışım sistemleri olmak üzere iki şekilde uygulanır. Kuru karışım sisteminde çimento, agrega ve toz priz hızlandırıcıların kuru karışımı bir makineye doldurulur. Basınçlı hava yardımı ile hortumlardan nozula iletilir. Hidratasyon için gerekli su nozulda katılır. Yaş karışım sisteminde ise çimento, agrega makineye doldurulur. Su ve sıvı priz hızlandırıcı nozulda ilave edilir. Yaş sistemde ise normal beton uygulamalarında olduğu gibi su / çimento oranı kontrol altına alınmış kimyasal katkılı beton karışımı hazırlanır ve uygun makineler ile hortumdan nozula pompalanır. Püskürtmek için gerekli basınçlı hava ve sıvı priz hızlandırıcı katkılar nozulda betona ilave edilir

-Püskürtme Betonlar Nerelerde Kullanılır?
Tünellerde, madenlerde, hidrogüç projelerinde, şev stabilizasyonlarında  kaya ve zemin desteği için kuru karışım ve yaş karışım püskürtme betonu kullanılır.

Püskürtme betonun priz hızlandırıcılarını sodyum silikatlar, alüminatlar ve alkali içermeyen priz hızlandırıcılar olmak üzere üç gruba ayırabiliriz. Püskürtme beton katkıları, çimento tipine, istenilen priz ve mukavemet değerlerine göre çimento ağırlığının % 3- %10 oranında kullanılırlar. Priz hızlandırıcıları olumlu etkilerinin  yanısıra nihai mukavemetlerde belirli düşüşlere (özelikle sodyum silikatlar ve alüminatlar) neden olurlar. Bu sebepten dolayı priz hızlandırıcının dozajı çok önemlidir ve mümkün olduğunca az olmalıdır.
Püskürtme betonun katkıları genellikle beyaz ve krem renkli olup toz ve sıvı haldedir. Yoğunluğu 20 oC’ de 1.1 kg/lt dir.

   Taze Beton Üzerindeki Etkileri : Hızlı priz alma, geri sekme oranının azaltılması ile kalın tabakalar halinde düşeyde ve yatayda tutunabilme, kohezyon artışı
   Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri : nihai neton dayanımında %20-%25 düşüş, yetersiz durabilite, donma çözülme direncinde azalma, yüksek hidrolik rötre

Diğer Katkılar :
Silis Dumanı Katkı Maddesi: Havameydanları, yollar, genel amaçlı döşeme kaplamaları vb. yerlerde, beton çarpma etkisine maruz kalabilir. Betonun çarpma dayanımının yeterli olmadığı durumlarda, bu yapıların faydalı ömürleri kısalabilir ya da yapı kullanılmaz hale gelebilir. Silis dumanı katkı maddesi, beton çarpma dayanımını artırır.
Bitümlü Şist Katkısı : Yol, hava alanı pisti, döşeme, köprü, baraj gibi dış etkenlere, çarpma veya sürtünme etkilerine maruz kalan yapı yüzeylerinde aşınmalar meydana gelir. Bitümlü şist katkısı bu gibi yapılarda betonun aşınmaya karşı dayanımını artırmak için kullanılır.
Epoksi: Beton yapılardaki çatlakların onarımında kullanılmaktadır. 0,005 mm’ye kadar olan kılcal çatlaklar epoksi enjeksiyon yöntemi ile onarılabilirler. Ancak çatlak yüzeylerinin nemli, ıslak olmamasına dikkat edilmelidir. Bu gibi durumlarda neme uyumlu epoksi kullanılmalıdır.

Beton Katkı Maddeleri Kullanırken Dikkat!
Beton karkı malzemeleri kullanılırken, bazı özelliklerde istediğimiz yönde değişimler görülürken, diğer özellikler üzerinde olumsuz etki oluşabilir. Bu gibi durumların oluşup oluşmadığını anlamak için bazı deneyler yapmak gerekmektedir:
Kıvam deneyi,
Priz deneyi,
Hacim sabitliği deneyi,
Rötre deneyi,
Hidratasyon ısısı deneyi,
Mukavemet deneyi,

Katkılı ve katkısız numunelerde yapılan bu deneylerde elde edilen sonuçlar birbiriyle karşılaştırılarak kullanılan katkı maddesinin diğer özelikler üzerinde olumsuz bir etki yapıp yapmadığı anlaşılabilir. Bu şekilde bir incelemede olumlu sonuç elde edildikten sonra o katkı maddesinin kullanılma yoluna gidilmelidir. Küçük bir hata, çok büyük olumsuzluklara neden olabileceği için, katkı maddesi kullanımında çok titiz davranılmalıdır.
kaynak :
http://www.aykutozdemir.com.tr/insaat/beton-katki-maddeleri-ozellikleri-ve-kullanim-sekilleri.html

8
[/color]Sıcak Havada Beton Dökümü
[/size][/font][/color]
Beton kurumamalı, donmamalı ve sarsıntıya uğramamalıdır. Aşırı sıcak, kuru ya da rüzgarklı havalar, beton dökümü için en olumsuz hava şartlarıdır. Bu yazıda sıcak havada beton dökümünde dikkat edilmesi gereken hususlar ve alınması gereken tedbirler yeralmaktadır.
[/font]
Sıcak hava koşulları nelerdir: Yüksek hava sıcaklığı, düşük relatif nem yüzdesi, hızlı esen rüzgarlar ve güneş radyasyonu gibi ortamların bulunduğu koşullardır.[/font]TS 1248:Ortalama hava sıcaklığı ard arda 3 gün süre ile 30 ºC nin üzerinde bulunduğu süredeki hava durumunu “ aşırı sıcak hava “ olarak tanımlamaktadır.TS 1247:Normal havalarda beton döküm sıcaklığı + 5 ºC ile + 30 ºC olarak tanımlanmaktadır.TS EN 206-1:Teslim anındaki taze beton sıcaklığı (sapma sınırları verilerek) kullanıcı ve imalatçı arasında belirlenebilir.Standart en düşük beton sıcaklığını + 5 ºC olarak öngörmektedir.En uygun beton döküm sıcaklığı 15-20 ºC olarak kabul edilebilir.[/font][/color][/font][/size]
    • Pek çok ülke standartlarında en uygun beton karışım sıcaklığı 15-16 °C dir. Ayrıca bir çok araştırmacıya göre yerleştirme esnasındaki beton sıcaklığının 24-38°C arasında olması, sıcak hava koşullarında beton dökümü için uygun bir sıcaklıktır.
    • Sıcak hava koşulları, betonun üretimini, yerleştirilmesini, kürlenmesini ve betonun tüm özelliklerini etkileyebilir. Taze betonda, sıcak havalarda hızlı buharlaşma nedeniyle aşırı su kaybı meydana gelir ve hidratasyon hızı yükselir. Buna bağlı olarak çökme kaybı, priz hızlanması, hava boşlukları ve yüzeyde plastik rötre çatlakları gibi problemler meydana gelir. Bu da betonun dayanımını olumsuz yönde etkiler. Bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için, 30°C üzerindeki hava sıcaklığında beton dökerken bazı tedbirler almak gerekir.[/color]Sıcak Hava Şartlarının Taze Beton Üzerindeki Etkileri Nelerdir ?[/font][/color][/font][/size]
    • Kıvam kaybı daha hızlıdır ve betonda hedeflenen kıvamı elde etmek için daha çok miktarda karışım suyu gerekir.
    • Çökme değeri kaybı daha fazladır.
    • Beton ısısı yükselir prize daha hızlı ulaşır.
    • Betonda plastik rötre çatlakları oluşur.
    • Hava sürüklenmiş betonlarda bulunması istenilen hava miktarı daha zor kontrol edilir.
    • Sıcak Hava Şartlarının Sertleşmiş Beton Üzerindeki Etkileri Nelerdir ?[/color][/color][/font]
    • Sıcak hava koşullarında üretilen, yerleştirilen ve kür edilen betonların ilk birkaç saat veya birkaç günlük dayanımları normal koşullardakine göre daha yüksektir ancak 28 günlük ve daha sonraki süreçte dayanım daha düşüktür.
    • Sıcak havalarda istenilen kıvamı sağlamak için daha fazla su katılan betonlarda gözenek daha fazladır bu nedenle su geçirimliliği de daha yüksek olmaktadır. Ayrıca dayanım da düşüktür.
    • Sıcak havada yerleştirilen betonun sıcaklığı ile beton soguduktan sonraki sıcaklıgın farkı, normal şartlarda yerleştirilen betona göre daha fazladır. Bu da çatlama eğilimini artırmaktadır.
    • Betonda kuruma ve rötre daha fazla olmaktadır.
    • Sıcak Havada Beton Dökülürken Nelere Dikkat Edilmelidir?
    • Taze betonun ve ortamın sıcaklığı denetlenmelidir. Sıcaklık ve bağıl nem değişimi sürekli kontrol edilmelidir.
    • Çimento, su ve agregalar olabildiğince soğuk olmalıdır. Agregalar gölgede korunmalı, karışım suyu beyazla boyanmış tanklarda tutulmalıdır.
    • Agregalar periyodik olarak ıslatılmalı. Bunu yaparken agregalarda farklı nem oranlarının oluşmamasına dikkat edilmelidir.
    • Hidratasyon ısısı düşük çimento tercih edilmelidir.
    • Karıştırıcı ve transmikser beyaza boyanmalı, düşük devirde döndürülmelidir.
    • Hazırlanan beton, döküm yerine getirilir getirilmez bekletilmeden yerleştirilmeli ( hazırlandıktan sonra 120 dk içerisinde ) , vibrasyon işlemi kısa sürede yapılmalıdır.
    • Çeşitli nedenlerden dolayı döküm gecikirse, priz geciktirici katkılar kullanılmalıdır.
    • Isı iletkenliği yüksek kalıp kullanılmalıdır.
    • Beton dökümü için akşam ve gece saatleri tercih edilmelidir.
    • Döküm öncesinde kalıp ve donatı soğutulmalıdır.
    • Döküm esnasında taban ve kalıplara su püskürtülerek beton karışımındaki suyun emilmesi önlenmelidir. Böylece betonla temas edecek yüzeylerin de sıcaklığı düşürülmüş ve nem miktarı artırılmış olur.
    • İlk mastarlama (Betonun yüzeyini bitirme, düzeltme, düz hale getirme işlemi.) beton yerleştirildikten hemen sonra yapılmalıdır. Yüzey parlaklığı gittiğinde, bir insan betonun üzerine çıktığında ayak izi 1-2 mm derinliklerde ise, ikinci mastarlama işlemi yapılabilir.
    • Beton dökümünden sonra ilk yarım saatten başlayıp en az 72 saat boyunca su kürü uygulanmalıdır ( günde en az 3 defa). Yüzeyler su geçirmez örtüler ile buharlaşma ve su kaybına karşı, rüzgar etkisine karşı da rüzgar koruyucular ile örtülmelidir.
    • Kür süresi normal betonarme yapılarda yaz aylarında en az 3 gün olmalıdır ve beton yüzeyi sürekli nemli tutulmalıdır.
    • Su kürü uygulanırken, suyun sıcaklığı betonunkiden çok düşük olmamalıdır. Aksi takdirde çatlamalara neden olur.
    • Güneşin doğrudan etkisini önlemek için beton yüzeyi açıkta bırakılmamalı, ıslak çuval ya da plastik örtü gibi malzemeler ile mutlaka örtülmelidir. Özellikle döşeme ve saha betonları bakım maddeleri ile kaplanmalı, buharlaşma geciktirilmelidir.
    • Bu yazı, çeşitli internet kaynakları ve dökümanlardan faydalanılarak yazılmıştır. Kaynak gösterilmeden paylaşılamaz. Sıcak havada beton dökümüne dair eklemek ya da düzeltmek istediğiniz hususları yorum yazarak belirtebilirsiniz.
      [/color]Ayrıca konuyla ilgili, İnşaat Mühendisi İrfan Kadiroğlu’nun Sıcak Havada Beton Dökümü yazısını okuyabilirsiniz: Sıcak Havada Beton Dökümü

      [/font]
      [/size]Soğuk Havada Beton Dökümü

      [/b][/size]
      [/color]Betonun donmasını veya kurumasını istemeyiz. Aşırı sıcak, kuru veya rüzgarlı havalar, beton dökümü için olumsuz hava koşullarıdır ve böyle durumlarda beton dökerken önlem alınmalıdır. Bu yazıda, soğuk havanın beton üzerine etkileri ve soğuk havada beton dökerken dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılmaktadır.

      Soğuk Hava Koşulları Nelerdir ?TS 1248 , Ortalama hava sıcaklığı ard arda üç gün süre ile +5 ºC ‘ nin altında bulunduğu süredeki hava durumunu “ soğuk hava” olarak tanımlamaktadır.Soğuk Hava Neden Önemlidir ?Soğuk havanın, beton üzerindeki etkilerini bilmeden, soğuk hava şartlarında sağlıklı beton dökümü yapılamaz. Soğuk havalarda priz süresi uzar, betondaki su buzlanarak hacmi artırır ( yaklaşık %10 ) ve kalıba yüksek basınç uygulanır. Çatlaklar oluşur, mevcut çatlaklar genişler ve buzlanmadan dolayı geçirgenlik artar. Çünkü eriyen buzlar bir boşluk bırakır. Eğer betonda donma gerçekleşirse en az % 50 lik bir dayanım kaybı olur. Beton sıcaklığı gerekenden az ise hidratasyon reaksiyonları olumsuz etkilenir, priz alma ve dayanım kazanma yavaşlar. Ayrıca kalıpların zamanında kaldırılamaz, iş süresi de artar. Yani sadece betonun dayanıklılığı değil, ekonomimiz de olumsuz etkilenir.Soğuk Havada Beton Dökerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
      [/color][/font][/size]
    • Soğuk havada hem taze hem de sertleşmekte olan beton hızlı bir şekilde nem ve ısı kaybeder. Bu nedenle gerekli önlemler alınmalıdır.
    • Soğuk havalarda betonu korumada izlenecek yol, başlangıçta beton sıcaklığını belirli bir değerden aşağı düşmesini önlemektedir. Türk Standartları betonun basınç mukavemetinin 50 kgf/cm2 ye erişmesinden sonra don sebebi ile zarar göremeyeceğini kabul eder. Bu süre iyi bir beton için + 10 C sıcaklıkta 3 gündür. İnşaat teknik şartnameleri en düşük beton sıcaklığının + 5 C ile + 10 C arasında olmasını şart koşar.İnşaat mahalinde günlük ortalama sıcaklık + 5 C altında ise +10 C’ lik ortam sıcaklığında yapılacak 72 saatlik koruma beton için yeterlidir.Günlük ortalama 0 C’ nin altında ise 72 saatlik ek bir korumaya ihtiyaç olacaktır.
    • Soğuk havalarda sıcaklığın azalması çimento hidratasyonunu yavaşlatır. Bu nedenle betonun dayanım kazanma hızı da azalır. Ayrıca kalıp sökme süresi uzar.
    • Taze betonda, priz esnasındaki donma çok tehlikelidir. Türk Standartları bu konuyla ilgili bazı sıcaklık sınırlandırmaları koymuştur. Örneğin: En büyük agrega dane büyüklüğü 31,5 mm olan bir betonun, -1°C ~ 5 °C arasındaki hava sıcaklıklarında, taze beton karışım sıcaklığının en az 15°C, yerleştirme sıcaklığının da en az 13°C olması gerekmektedir.
    • Soğuk Havada Beton Dökerken Alınması Gereken Önlemler Nelerdir?
    • Don riski olan havalarda beton dökümünden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
    • Düşük kıvam tercih edilmelidir. Bu kıvam için gerekli en az miktarda su kullanılmalıdır.
    • Hidratasyon ısısı yüksek ve erken dayanım veren çimento kullanılmalıdır. Su/çimento oranı düşük olmalıdır.
    • Beton karışım suyu en fazla 70-80 °C’olacak şekilde ısıtılabilir. Fakat bazı durumlarda çimentonun aniden aşırı sıcak suyla teması sonucunda çimento topları oluşabilir. Bu nedenle sıcak suy ilk olarak çimentoyla değil, agregalarla karıştırılmalıdır.
    • Agregalar ısıtılabilir.
    • Priz hızlandırıcı ve erken dayanım sağlayan kimyasal katkılar kullanılmalıdır. Gerekirse antifriz kullanılmalıdır.
    • Hava sürükleyici katkı maddeleri kullanılabilir.
    • Soğuk havalarda priz süresi geciktiğinden dolayı, döşeme ve saha betonlarında priz süresini kısaltmak ve terlemeyi azaltmak için düşük çökme ( slamp) tercih edilmelidir.
    • Beton dökmeden kalıba izolasyon yapılabilir. Ayrıca dökümden sonra betonun açık yüzeyleri yalıtkan örtülerle örtülmelidir, böylece hidratasyon ısısnı korumuş oluruz.
    • Beton ani ısı değişimlerinden korunmalıdır.
    • Rüzgar etkisini önleyecek önlemler alınmalıdır. Rüzgar önleyici örtüler kullanılmalıdır.
    • 5 °C’nin altındaki kritik hava koşullarında, kalıp ısıtılmalıdır.
    • Donma-çözülmenin sık görüldüğü durumlarda, beton 7 ile 14 gün kadar ani sıcaklık değişiminden korunmalıdır. Uçucu kül ve benzeri mineral katkı içeren betonlar dondan daha uzun süre korunmalıdır.
    • Beton, günün daha sıcak saatleri olan gündüz vakitlerinde dökülmelidir.
    • Bütün kalıplarıdaki ve beton dökülecek zemindeki kar ve buz beton dökümünden önce temizlenmeli. Zemin üzerine birkaç gün önce izolasyon malzemesi serilerek çözülmesi sağlanabilir. İzolasyon malzemeleri polistyren köpük levha, üretan köpük, köpüklendirilmiş vinyl örtü, mineral yünü, selüloz lif, saman, plastik örtüler olabilir.
    • Kalıp sökme süresi uzatılarak, beton dökümünden numune alınıp, yapıdaki betonla aynı koşullarda kür edilip beton dayanımı saptanmalı, sonuca göre kalıp sökülmelidir.
    • Terleme sona ermeden ve terleme suyu beton yüzeyindeyken yüzey bitirme işlemine asla başlamamalı.
    • Betona soğuk hava dahil her zaman su kürü uygulamalı ve sertleşmiş betonun ani kurumasına izin verilmemeli.
    • Bu yazı, çeşitli internet kaynakları ve dökümanlardan faydalanılarak yazılmıştır. Kaynak gösterilmeden paylaşılamaz. Soğuk havada beton dökümüne dair eklemek ya da düzeltmek istediğiniz hususları yorum yazarak belirtebilirsiniz.[/color]kaynak: beton dökümü şantiye[/size][/color][/color][/font]
    [/list]

    9
    Faydalı bilgiler / Yabancı Dilde Mühendislik Eğitimi
    « : 11 Ağustos 2016, 00:35:15 »
    Merhaba arkadaşlar[/size]Konuyla ilgili seneler önce yazdıgım bir blogu burada paylaşmak istedim. Yabancı dilde mühendislik eğitiminin hızla arttğı bu zamanlarda sizlerin de konuyla ilgili düşüncesini öğrenmek isterimYabancı dilin önemi, hiç kuşkusuz giderek artmaktadır. İnsanlar eğitim tercihlerini yabancı dil gereksinimlerini de dikkate alarak yapmakta, yabancı dil için çeşitli kurslara gitmekte, hatta yabancı ülkelerde seyahat ve eğitim gibi imkanları değerlendirmektedir. İşe alım süreçlerinde, yabancı dil önemli bir kriter olduğundan, insanlar meslek dallarına göre ingilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili kariyerlerine katmak istemektedirler. Sektöre, çalışılan iş alanı ve şartlarına göre yabancı dil ihtiyacı değişebilmekte veya hiç olmamaktadır ancak genel anlamda yabancı dil artık pek çok alanda bir artı olmaktan çıkıp gerekli olan bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.[/color]Yabancı dilin artan önemiyle birlikte, çeşitli dallarda yabancı dilde eğitim fırsatları da artmaktadır. Çeşitli üniversitelerde, pek çok dalda ingilizce eğitim alınabilmektedir. Bu yazımda, ” yabancı dilde mühendislik eğitimi”[/b]ni ele alacağım. Araştırdıklarımdan, okuyup dinlediklerimden yaptığım derlemeler ile, kendi görüşlerim çerçevesinde yabancı dilde eğitimin artılarını, eksilerini sizlerle paylaşmaya çalışacağım.[/font]Ülkemizde mühendislik eğitimi 3 şekilde verilmektedir. Çoğunlukta Türkçe olarak verilirken, bazı üniversitelerde belirli oranda İngilizce – Türkçe, bazılarında ise tamamen İngilizce olarak verilmektedir. Yabancı dilin önemi tartışılmaz ancak yabancı dil eğitimi ile yabancı dilde eğitim birbirine karıştırılmamalıdır. Yabancı dilin önemli olması, yabancı dilde eğitimin kesinlikle doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Yukarıda bahsetmiş olduğum 3 eğitim şekli hala tartışılmakta, ortaya çok çeşitli fikirler atılmaktadır.Peki Yabancı Dilde Eğitim Nedir ?[/b][/font]Yabancı dilde eğitim, ülkemizde yaygın olarak kullanılmaya başlanan, belli oranda bazı derslerin ya da tüm derslerin yabancı dilde verilmesi, öğretmen-öğrenci arasındaki iletişimin yabancı dilde sağlanması, sınavların, sunum ve araştırmaların, ödevlerin bu dil ile yapılması olarak tanımlanabilir.Yabancı Dilin Faydaları Nelerdir ?Yabancı dil bilgisi, sektördeki çeşitli iş pozisyonları için bir tercih sebebi olmaktadır. İyi derecede yabancı dil ile, uluslararası platformda daha kolay iş bulma imkanı olacaktır.
    [/size][/font]
    • Yabancı dil bilgisi sayesinde yabancı dilde yazılı pek çok dökümandan faydalanma imkanı olacaktır. Dijital ortamda saklanan bilgilerin %80’ninin yabancı dilde olduğunu, bilim ve teknolojik çalışmaların yaklaşık 3/4’ünün ingilizce yapıldığını düşünürsek, mesleki anlamda yabancı dil bilmenin getirilerini daha iyi görebiliriz.
    • Teknoloji hızla gelişmektedir. En son mühendislik teknolojilerini, dünya çapındaki mühendislik haberlerini takip edebilmek ancak iyi bir yabancı dil ile mümkün olacaktır.
    • Piyasadaki pek çok mühendislik bilgisayar programları ingilizcedir. Bunların doğru kullanılması için mesleki terimlere de aşina olmak gereklidir.
    • Özellikle inşaat sektöründe, uluslararası anlamda en çok iş potansiyeline sahip olan ülkelerden birisiyiz. Bu nedenle artık yabancı dil sadece yurtdışı iş imkanları için değil, yurtiçi iş imkanları için de gerekir hale gelmiştir. Pek çok firma, Türkiye’deki ofisinde de çalıştıracak olsa, yurtdışı faaliyetleriyle ilgili çalıştırmak üzere yabancı dil bilen eleman aramaktadır. Ülkemizin inşaat sektöründeki bu pozisyonunu göz önüne alırsak, yabancı dil bilgisi yurtiçi yurtdışı farketmeksizin önemli bir etken olup, bir artıdan çok bir şarta dönüşmüştür.
    • Yabancı dilin mühendislik açısından önemini bu şekilde özetleyebiliriz. Peki yabancı dilde eğitim bu ihtiyacı karşılamak için doğru bir uygulama mı ? Buna karar vermeden önce yabancı dilde eğitimin beraberinde getirdiği eksilere bir bakmak lazım.Yabancı Dilde Eğitimin Eksileri-Zararları Nelerdir ?Öğrenci, özellikle teknik bilgileri kendi anadilinde daha iyi anlamakta ve daha rahat kavramlaştırabilmektedir. Bu tartışılmaz bir gerçektedir. Anadilde yapılan eğitimle bile %100 başarı sağlanamazken, bu süreç yabancı dilde gerçekleşirse, anlama sürecine ilave olarak gelen çeviri süreciyle verim daha da düşmektedir. Yabancı dilde eğitim alan öğrencilere bakıldığında, konular tüm olarak ezberlenmekte, dilin işlevsel olarak kullanılmasında sıkıntı çekilmektedir. Öğreten kişinin bilgisi, öğrenecek kişinin kapasitesi ne olursa olsun, aktarılacak bilgi miktarı, sağlanan iletişime bağlıdır ve ifade yeteneğinin en geniş kullanılması da ancak anadilde mümkündür. Bu nedenle yabancı dilde eğitim ile, mesleki yabancı dile daha aşina, ancak mühendislik bilgisi daha eksik mühendisler yetiştirmektedir.[/size][/font]

    • Bu konuda Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu diyor ki: “Bir çocuğa kendi dilinde fiziğin derin kavramlarını anlatsanız anlamaz. Ona bir de yabancı dilde anlatmaya çalışsanız hiç anlamaz. Böylece ne fizik, ne İngilizce öğrenebilir. O arada kendi dilimizi de unutur.” (Leyla Tavşanoğlu’yla Röportaj, 10 Ocak 1999, Cumhuriyet)Yabancı dilde eğitim verilen sınıflarda, anadildeki iletişim ortamı olmamaktadır. Bu nedenle bilgi alışverişinde, beyin fırtınasında da aynı oranda düşüş yaşanmaktadır. Bu da yine eksik bir mühendislik eğitimi ile sonuçlanmaktadır.
    • Yabancı dil konusunda uzman kişiler, bir sözcüğün içselleştirilmesinin ancak anadille mümkün olabileceğini, anadilde varolan sezgisel bilgilerin yabancı dilde geçerli olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle yabancı dilde sözcükler beyinde çağrışımlar yoluyla kavram ağında yerini bulamıyor, bulamayınca da yeni düşüncelerin oluşumu sağlanamıyor. Yabancı dilde eğitim görenlerin yaşadıkları kavram kargaşasının nedeni de budur.(Ergenç, İclal. “Bilim Dili ve Anadili” Bilim ve Ütopya. Şubat 2001. Sayı 80. s. 12-13.)
    • Yabancı dilde eğitim veren öğretim elemanının da yabancı dil konusunda yetersiz olduğu durumda -ki yukarıdaki bilimsel gerçekler bunu göstermektedir- gerek mühendislik, gerek yabancı dil olsun, eğitim çok verimsiz bir hal alabilmektedir. Çünkü o dil hocanın anadili olmadığı sürece, konuya hakimiyet de, bilginin aktarımı da yarım olmaktadır. Aynı şekilde her insan yabancı dil becerisine sahip olamayabilir. Yabancı dil kısmen de olsa bir yetenek işidir, yabancı dile yatkın olmayan kişilerin de bu tür bir eğitim alması sıkıntılı sonuçlar doğurabilir.
    • Bilimsel düşüncede olduğu gibi mühendislikte de yaratıcı düşüncenin sağlanabilmesi için, üretimin ve eğitimin anadilde yapıması gerekmektedir.
    • Yabancı dilde eğitimin belki de en büyük zararı, bu konuda en çok konuşulması gereken konu da bu olsa gerek. Dilin yozlaştırılması, dolayısıyla kültürümüzün yozlaştırılması.
    • Siz bir üniversite ortamını yabancı dille eğitim veren bir bilgi alanına dönüştürürseniz bu, o bilim dalında Türkçenin öldürülmesi anlamına gelir. Bu da bilimin kendi dilimizde yok edilmesidir. Nedeni başka yerde aramaya gerek yok; kendi ellerimizle dışarıya doğrudan bağlı insan gücü ve teknoloji oluşturmanın temellerinin atılması demektir bu.Böyle bir eğitimden geçen öğrencilerin bu ülke insanlarıyla tasada ve kıvançta aynı duyguları paylaşması ne ölçüde mümkün olabilir? Türkçe düşünce biçimini yok ettiğinizde kendi insanına ve giderek kendi kültürüne yabancı bir nesil yetiştirirsiniz. Örneğin böyle bir tıp fakültesinden mezun olan doktor kendi insanının dertlerine ne denli hâkim olabilir? Ya da bir mühendis, teknik eleman kendi ülkesinin endüstrisine nasıl uyum sağlayabilir? Hep bir şeyler eksik kalacaktır. Hem öğrenci için, hem ülke için. Sonuçta olacak olan beyin göçüdür.
      Oysa ki üniversiteler yalnızca bilimsel bilginin paylaşıldığı yerler değildir. Bilginin yanı sıra bir kültürün, yaşam ve düşünce biçiminin, araştırma duygusunun aktarıldığı yerlerdir. Tüm bu aktarımlarda ayrıntılar, nüanslar çok önemlidir. Bunların verilebileceği en iyi yol da anadildir.
      Şöyle bir dünyaya bakın. Almanya, Fransa, İspanya gibi gelişmiş ülkelerde eğitim genelde anadilde veriliyor. Ama Afrika ve Asya’nın geri kalmış birçok ülkesinde İngilizce eğitim veren çok sayıda üniversite bulursunuz. Bu örnekler bile neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söze gerek bırakmayacak biçimde ortaya koymaktadır.
      Türkçe bilim dilinin, dolayısıyla bilim ve teknoloji üretiminin sinsice elimizden kayıp gitmesine engel olmak istiyorsak üniversitelerde eğitim dili Türkçe olmalıdır.
      (Prof. Dr. Coşkun Tecimer, Cumhuriyet, 29 temmuz 2011)

      yazının tamamı için : Üniversitelerde Yabancı Dilde Eğitim Doğru mu? – Prof. Dr. Coşkun Tecimer
      [/font]
      Yabancı dil önemlidir, ihtiyaçtır ve işe giriş sürecinde bir adım daha önde olmaktır ama bu demek değildir ki yabancı dilde eğitim şarttır, daha iyidir. Yukarı da yabancı dilin artıları ve yabancı dilde eğitimin beraberinde getirdiği sakıncalar yazılmıştır.Ülkemizde, yabancı dilde eğitim veren üniversitelerin daha iyi olduğu yönünde bir eğilim vardır. Yabancı dilde eğitim veren bölümlerin puanı daha yüksektir, bu şekilde bir ün bu eğitimin daha iyi olduğu anlamına gelmemektedir. Benim şahsi görüşüm,alınan mühendislik eğitiminin kalitesi, yabancı dilde eğitimden daha önemlidir. Peki yabancı dilde eğitim dışında, mesleki anlamda yabancı dil başka ne şekilde geliştirilebilir ? Eğitim yine anadilde verilerek, ilgili alana yönelik özel dil öğrenme programları da eklenebilir. Kapsamlı mesleki yabancı dil dersleri verilebilir. Çeşitli yabancı dilde derslerle mühendislik eğitimi donatılabilir. Bu tür dersler ve beraberindeki yabancı dilde mesleki araştırma, sunum, çeviri ödevleri vs. ile de öğrencinin mesleki yabancı dil öğrenmesi sağlanabilir. Bu şekilde hem yabancı dil becerisi geliştirilmiş olur, hem de gelecekte bu dersleri verecek mesleki yabancı dil bilgisiyle donanımlı öğretim elemanları yetiştirilmiş olur. Ayrıca mesleki dilde ingilizce öğreten kurumlar var bunların sayısı artırılabilir.Sözlerimi, Ulu Önder M.Kemal Atatürk’ün bu konudaki fikirlerinden alıntı yaparak bitirmek istiyorum. Atatürk, bilim dilinin Türkçe olması gerektiğinin altını çizen ilk kişidir.Batı dillerinin hiç birinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tesbit edilecektir
      Fayn Tenks end yuu!

      Ayrıca aşağıdaki linkte blog altındaki ankete katılırsanız sevinirim :
      http://www.aykutozdemir.com.tr/insaa...k-egitimi.html[/b][/font][/size][/font]

    10
    İnşaat Mühendisliği / İş İlanları ve Anlamları :)
    « : 14 Temmuz 2016, 23:54:48 »
    Yeni Mezun Aranıyor : Düşük maaş ile her işi yaptıracağız. Tecrübe kazanacağım diye üç kuruş para için 7 gün gece gündüz çalışacaksın, korkma öyle ciddi işler yapmayacaksın getir götür işleri gibi ayak işlerini yapacaksın. Ya da diplomanı kullanacağız. Zaten tecrübesizsin, bedavadan para kazanacaksın fena mı ? Zaten iş bulamıyorsın. Kim yetiştirsin seni, herkes yetiştirecek değil çalıştıracak adam arıyor piyasada. Ha bu arada tecrübesiz dediysek şantiye şefliği yapamazsın demedik (!). Yeni mezun halinle şantiye şefliği yapacaksın, göstermelik tabiki. Biz de üzerinden işleri yürüteceğiz. Yani her türlü kullanılacaksın! Kabul dersen gel…
    [/size]En Az 5 Yıl Deneyimli İnşaat, Elektrik ve Makina Mühendisleri Aranıyor: Yeni bir proje aldım, mühendis olmadan da yaparım ben bu işi aslında ama şartname en az 5 yıl deneyimli 2 mühendisi şart koşuyor. Ona göre gel, formenleri, operatörleri senden üstün tutarlar. İlk okul mezunu patronu senden daha çok dinlerler o doğrudur sen yanlış çünkü para onda. 5 yıl tecrübenle havalara girmeyip bunlara eyvallah diyeceksek gel.Satış Mühendisi Aranıyor: Evet yanlış duymadın, onca yıl okudun mühendis olacağım diye ama sektörün durumu bu, boşta binlerce mimar mühendis var. Satış yapacaksın, çok da para bekleme, sattığın kadar kazanırsın. İyi satışlar…En Az 10 Yıl Deneyimli Mühendis Aranıyor : Evet bu defa sana gerçekten ihtiyacımız var. İşi biliyorum yaparım diyorsan gel, her işi sen yapacaksın, tüm sıkıntlara sen katlanacaksın ama hakettiğini de alacaksın.

    kaynak
    [/size]

    Sayfa: [1]

    Rakipleriniz, siz 1 projeye teklif hazırlarken 10 projeye hazırlıyorlar.

    Hem de sizin 10 da biri maliyetine.

    Sebebini öğrendiniz, onlara yetişmeye niyetiniz varsa, hemen arayın.

    mekanik tesisat metraj, keşif, yaklaşık maliyet yazılımı        AVANTAJLARI
    • En az 10 kalifiye personel almış kadar performans artışı sağlar. Alttaki videolardan görebileceğiniz üzere programın hızına aslında 100 adet personelle bile yetişmek imkansızdır. Örneğin: 20 km boru, 10 000 adet sprink metrajını, mahal cetveli dahil olarak 5 dakikada çıkarmak gibi.
    • 1 kalifiye personel maliyeti aylık 5 000 TL civarında olduğu düşünülürse, 10 adet personel maliyeti aylık 50 000 TL olmaktadır. Bu yüzden program ücreti önemsenmeyecek kadar azdır, zaten kendisini 1-2 saatte amorti etmektedir.
    • Hızlı ve hatasız şekilde metraj ve keşif çıkartır.
    • Vakit yetmediği için gelen işleri kaçırma problemini ortadan kaldırır.
    • Ayda 1-2 olan teklif verme adedini 20-30 lu rakamlara çıkartır. Bu sayede iş alma olasılığınız en az 10 kat artar.
    • Rakipleriniz programımızı kullanıyorlar ve bu saydığımız bütün avantajlara sahipler ve sizin rakiplerinizle mevcut metotlarla rekabet edebilmeniz mümkün değildir. Ancak programımızı kullanarak onlarla eşit şartlarda rekabet edebilirsiniz.
    • Personelin çalışma şevkini arttırır. Uykusuz, gece-gündüz iş yetiştirebilmek için sürekli yoğun tempoda çalışmaktan bıkmış, bunalmış personelin verimi düşer, hata yapma ihtimali artar. Programımızla metraj çıkarmak eğlence haline gelir, personel verimi ve motivasyonu sürekli üst seviyede tutulur.