Teknik İnsanlar Forumu
09 Eylül 2010, 13:36:40 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Bütün forumlarımıza tek bir kullanıcı hesabıyla erişebilirsiniz.
yapiforum.net / insaatforum.net / teknikinsanlar.com
 
   Ana Sayfa   Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt  
Anket
Soru: Nükleer Enerji kullanılmalı mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anket--Nükleer Enerji  (Okunma Sayısı 3216 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ricatti
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 1429
Kayıt Tarihi: 04 Nisan 2006, 05:52:34
Mesaj Sayısı: 15

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« : 05 Nisan 2006, 06:42:12 »

Arkadaşlar buradan ankete oy verip düşüncelerinizi yazabilirsiniz. Kim ne oy verdiyse düşüncesini, gerekçesini yazıp bizimle paylaşırsa çok daha iyi olur.
Anketimize katıldığınız için teşekkürler
Kayıtlı
Teknik İnsanlar Forumu
« : 05 Nisan 2006, 06:42:12 »

 Kayıtlı
ricatti
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 1429
Kayıt Tarihi: 04 Nisan 2006, 05:52:34
Mesaj Sayısı: 15

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2006, 06:43:19 »

Hadi ilk oy benden Smiley
Kayıtlı
Teknik İnsanlar Forumu
« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2006, 06:43:19 »

 Kayıtlı
FORCEMASTER
Co-Admin
Forum Kahramanı
*****

Rep Puanı: 2051
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 37
Kayıt Tarihi: 17 Aralık 2005, 10:16:48
Mesaj Sayısı: 1792

Teşekkür
-Edilmiş: 9
-Alınan: 166


Try not. Do or do not.There is no try


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2006, 10:02:36 »

Bence kullanılmalı. Enerjideki dışa bağımlılık ilkemizin boynuna vurulabilecek olan bir prangadır. Tabiki bu santraller kurulurken gerekli tedbirlerin maksimum seviyede alınması şartıyla. Çernobili düşündükçe insanın kafasında soru işareti olmuyor değil. Ama tedbirini almak kaydıyla uygulanmalı bence.
Kayıtlı

Try not. Do or do not.There is no try
Teknik İnsanlar Forumu
« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2006, 10:02:36 »

 Kayıtlı
BAR
İsmail BARDAKCI
Moderatör
Tam Üye
*****

Rep Puanı: 20
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 283
Kayıt Tarihi: 23 Aralık 2005, 20:45:30
Mesaj Sayısı: 106

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 59



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 13 Nisan 2006, 20:04:08 »

Bence de kullanılmalı çünkü ilerde kesinlikle kullanmak zorunda kalacağız.
Tamam şu bi gerçek mevcut hidrolik rezervimizi tam anlamıyla kullanamıyoruz.Yeni yapılacak bir çok barajı besleyecek akarsuyumuz var onları ilk başta uygun şekilde kullanmamız lazım bu bi gerçek.
Ama şuda bi gerçek ki bir gün kesinlikle nükleer enerjiyi kullanacağız.
Uygun şekilde projelendirilirse ve düzenli olarak kontrol edilirse ki bu şartlar kesinlikle sağlanacaktır ha aklımızda şu vardır -bizde kontrol edilmez kardeşim. ama zaten biz kontrol etmesek bile bize dış devletler zorla kontrol ettirecektir çünkü zararları sadece Türkiyeye değil birçok komşumuzuda etkileyeceği için ve bunların başında ab üyesi komşumuz yunanistan olduğu için zaten bizi kontrol edecekler.
Neden yunanistan yazdım zira nükleer enerji santrali kurulma planlarında yapılması düşünülen yerler arasında ilk başta Karadenizin kuzeyinde adını hatırlayamadığım bir yer gelmekte ikinci bölge ise Ege ve turistik yerlere zarar vermemesi için Çanakkale taraflarında ölü bir bölgeden söz edilmekte ve son olarakta Akdeniz de bir koy gelmekte.
Gerçi nereye kurulacağı da çok zor karar verilecek bir konu çünkü nedense insanımız yeni olan herşeye ayaklanmayı sever ne olduğunu bilmeden -aaaa bu patlar diyip imza toplarlar yollara dökülürler.
Şunları da eklemeden geçemeyeceğim bu santralin nereye kurulacağından çok atıklarının  nereye bırakılacağı düşünülmeli.Bu atıklar yıllarca muhafaza edilmek zorundalar biz amerika değiliz ki canımızın istediği yere gömelim kovan inşaa edip yığınlayalım.Yine Ege de bir ada düşünülüyormuş ölü üzerinde ot bitmeyen bir yer diyorlar bakalım buraya kimler ne diyecek yunanistan tepki verecekmi ki verecektir büyük ihtimalle.
Sonuçta bence kurulmalı ama çok çok düşünülerek bizlerde destek vermeliyiz.

(Türk pilotlarının bir deyimi vardır benim çok sevdiğim onu burada yazmak istedim.Bilmyorum konuyla pek alakası olmadığı için ne alaka bu yorumu yapılabilir.Eğer bi rahatsızlık verdiysem üzgünüm.
Bizi Kıbrısta rumlara Kosova da sırplara Ege de komşuya sorun... )

Saygılarımla...
Kayıtlı
TEKNOTURK
teknoturk
Kıdemli Üye
****

Rep Puanı: 1515
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 258
Kayıt Tarihi: 22 Aralık 2005, 18:33:37
Mesaj Sayısı: 394

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 13 Nisan 2006, 22:25:49 »

Herşeyden önce bu teknolojiyi kullanması gereken en son ülke biz olmalıyız aslında çünkü güneş enerjisi ve rüzgar enerjisini kullanma imkanı en fazla bulunan ülkelerden biriyiz nükleer enerjiye gelinceye kadar.

Aynı şey su kaynaklarımız üzerine kurulacak barajlar için de geçerliy di ama çooook geç kalıyor ve işe başlandığında da herzaman ki gibi yavaş davranıyor ülkemiz. Barajlar konusunda yeteri kadar öncelikli davranamadık malesef o kadar geç kaldık ki o kadar zaman geçti ki bu oyalanma sürecinde artık istesek de istemesek de nükleer enerjiye geçiş yapmamız gerekmekte. Dünyada nükleer enerjinin nimetleriyle dışa bağlılığını minimuma indiren ülkelerin yayılmaya başladığı bir süreçte bu teknoloji için de geç kalırsak geçmiş olsun artık hepimize.

Bu arada ülkemize bu teknolojinin gelmesini istemeyen gerçekten çevreyi düşündüklerini de sanmadığım bir kısım gruplar bu teknolojiyi reddetmekte ve çeşitli söylentiler yaymakta.Konudan habersiz olan insanları bu teknlojiye karşı yaygaralarla kışkırtmaktadırlar. Bu insanlar kanaatimce ülkemizin gelişmesini istememekte olan ve yine ülkemize bu santraller sayesinde atom ile ilgili bilginin ve onu geliştirme yöntemlerinin ülkemiz tarafından edinilmemesini istemektedir.

     Dünyanın liderleri konumunda ki ülkeler almış başını gitmekte ve gayet sağlıklı ve kontrollü bir şekilde bu teknoloji ile gücüne güç katmaktadır. Böyle bir ortamda özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu tür grupların eylemleri bilhassa dikkatimi çekmektedir. 

     Teknolojiyi kontollü ve bilimin kanunlarına aykırı olmadan kullanmanın hiçbir zarar getirmeyeceği apaçık ortadadır. Bunun için daha fazla geç kalmadan bu teknolojiyi istiyorum.
Kayıtlı
mesuttasar
Mesut TAŞAR
Genel Moderatör
Kıdemli Üye
*****

Rep Puanı: 1701
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 12
Kayıt Tarihi: 13 Aralık 2005, 14:06:14
Mesaj Sayısı: 495

Teşekkür
-Edilmiş: 15
-Alınan: 92



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #5 : 15 Nisan 2006, 08:31:26 »

Bence de kullanılmalı diyorum.Çünkü yakın geçmişte yaşadığımız doğalgaz problemini sanırım herkes hatırlıyordur.Lodos tan dolayı sıvı doğalgaz tankeride izmir limanına yanaşamamıştı ve bir çok fabrikaya o günlerde gaz verilememişti.Bu tek bir örnek işin birde bilimsel yönü var.Nükleer santral sadece enerji üretmeyecek kanaatimce.Bilimide beraberinde getirecek.Ancak teknotürk ün sözlerinede katılmamak elde değil.Özellikle yurdumuzda ki kaynakların verimli olarak kullanılması taraftarıyım.

Ayrıca nükleer santral kurulacak,bunun ara ve hammadeleri bakımından yine dışarıya bağımlı olacağız sanırım.Bildiğim kadarıyla Türkiye'de uranyum yatakları yok olsa bile uranyumun zenginleştirilmesi ancak çok gelişmiş teknolojiyle mümkün oluyor.Bu nokta da yine bağımlıyız anlaşılan.Hem dünyadaki rezervlerin % 90'ının üstündeki ülkemizde bulunan Bor minerallerini bile işleyemiyoruzda bulgaristan gibi bizden çok gelişmiş (!!!) ülkeye ham olarak gönderip sattığımızın 10-15 katına geri alıyoruz.

Arkadaşlar belki slogan cümle olacak ama teknoloji üretmediğiniz zaman sürekli dışa bağımlı kalırsınız.Bunun içinde öncelikle sahip olduklarımızı verimli kullanmalıyız. Bor,Terbiyum, hidroelektrik, sıcak kaynak suları,rüzgar enerjisi,güneş enerjisi ve aklıma gelmeyen diğer enerji kaynaklarını da ihmal etmemeliyiz.
Kayıtlı

Bir mum diğer bir mumu yakmakla ışığından birşey kaybetmez.
MEVLANA
chariot
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 303
Kayıt Tarihi: 26 Aralık 2005, 00:26:44
Mesaj Sayısı: 14

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 25 Nisan 2006, 19:19:57 »

kullanılmamalı.
1-bir santral 4-5 milyar dolara mal olacak? kaynak nerde?
2-dışa bağımlılık konusu kullanılacak uranyum açıklamalara göre ülkemizden değil dışarıdan satın alınacak.
3-doğalgaz çevrim santralları yapan özel firmalara söz verildiği için halen beleş olan hidroelektrik santralları TAM KAPASİTE İLE KULLANMIYORUZ.
4-artıkların imha edilmesi dünyanın başına çok büyük dert ve her bir varil artık için kamyonlar güvnlik alınması nakledilecek yer imha edilecek yer bunlar çok büyük dert olduğu için afrika gibi 3. dünya ülkeleri çöplük haline getiriliyor.
Kayıtlı
nikbin
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 1711
Kayıt Tarihi: 15 Mayıs 2006, 00:54:19
Mesaj Sayısı: 2

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 15 Haziran 2006, 21:24:48 »

arkadaşlar nükleer enerjiyi sadece elektrik üretiminde kullanmak üzerine düşünmeyiniz.nükleer enerjinin doğrudan tıp,tarım,sanayi,gıda endüstrisi,uzay çalışmaları,askeri kullanım gibi üst başlıklara etkisi vardır.evet elektrik üretiminde doğalgaz ve kömüre göre birim maliyet fiyatı daha pahalıdır ama doğalgaz gibi dışa bağımlı kömür gibi temiz olmayan bir enerji çeşidi değildir.evet arkadaşın yazdığı gibi epey pahalı bir teknolojidir ama ülkenin kazanacağı sadece elektrik değil bilgi üretimi olcaktır.aynen karabük demir çelik fabrikasının açılmasıyla birlikte ülkemizin bu konuda gelmiş olduğu tecrübe gibi.uranyum alımından bahsetmişsizin.bakın japonyaya nükleer enerji konusunda çalışmalar yaparak,okyanus suyunda bol miktarda bulunan uranyumu ayrıştırmaya,bu şekilde uranyum üretmeye çalışıyor.bizse her gelişim sürecini pahalı diye nitelendirip elimizin tersiyle itiyoruz.hidroelektrik santrallerden bahsetmişsin.peki tüm atıl kaynaklarında kullanımıyla birlikte,tabi termik santrallerle birlikte ihtiyacımızı karşılayacağını düşünüyomusun.daha doğrusu biliyomusun.bizim en büyük hidroelektrik santralimiz en üst düzey nükleer santralin üreteceği elektriğin 4.5 katını üretiyor.yukarıda belirttiğin rakamda gerçek dışı abartılmış bir rakam.ve o rakamın yarıdan fazlasını zaman ve paha olarak güvenlik konusu alıyor.bugün hacettepeden mezun 14 tane mühendis böyle bir yatırım olmadığı için beyin göçüne maruz kalıcaklar.yeterli bilgi birikiminede sahibiz ama ortada malzeme yok.
Kayıtlı
elek
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 2664
Kayıt Tarihi: 13 Ekim 2006, 01:24:00
Mesaj Sayısı: 7

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : 24 Mart 2007, 22:59:27 »

bence bu konuyu siyasetçiler kullanıyorlar.nükleer santral yapmaktan ziyade Türkiye nükleer teknolojisini
geliştirmeli.tabi bu konunun uzmanı değilim.illaki teknolojiyi geliştirmek için santral yapılıp yapılmaması
gerektiği konusunu tam olarak bilmiyorum.fakat Çekmece de küçük bir deneme santralımız var.Teknik Üniversitede var.
bunlar geliştirilebilir.daha farklı alanlarda çalışılabilir.bence özellikle barajlara ve diğer kaynaklara ağırlık
verilmesi gerektiğini düşünüyorum.barajların zararlarından bahsedenler var.halbuki  tedbirler alınarak
bunlar telafi edilebilir.sular altında kalan tarihi yerler taşınabilir.dikkat edin son zamanlarda barajlara karşı nerede ise düşmanlık seviyesinde kampanyalar yürütülüyor.
özet olarak bende nükleer santralın yapılmasına şimdilik karşıyım.nükleer bomba yaparız bu sayede diyenler içinde, bunun için santrala gerek olmadığını söylüyorlar.
Kayıtlı
cement2005
Katılımcı Üye
Kıdemli Üye
*

Rep Puanı: 1464
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 3397
Kayıt Tarihi: 09 Aralık 2006, 11:33:03
Mesaj Sayısı: 411

Teşekkür
-Edilmiş: 12
-Alınan: 139


Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : 26 Mart 2007, 09:43:53 »

Kullanılmalı fakat.
Ne inşaatında, ne işletmesinde nede atık depolanmasdında Türkler çalışmamalı. Enerjide dışarı bağımlılığımızı çözebilecek bir proje. Termik santraller kadar da kirli ve tehlikeli değil bence.
Kayıtlı

gecevesehir
Yeni Üye
*

Rep Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 10652
Kayıt Tarihi: 08 Eylül 2007, 08:48:54
Mesaj Sayısı: 1

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 0


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : 08 Eylül 2007, 09:32:41 »

http://www.sinopbizim.org/kampanya/yazi02.html
Kayıtlı
hyetim
Hakan Yetim
Üye
**

Rep Puanı: 89
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 2251
Kayıt Tarihi: 07 Eylül 2006, 08:34:40
Mesaj Sayısı: 59

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 2



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : 09 Eylül 2007, 12:15:12 »

Öncelikle hepinize merhaba ;

Tam olarak hatırlıyamıyorum tabiki o yılları ama üzerinden de fazlaca zaman gecmedi , en fazla 20 yıl,  zannediyorum ilkokul 3. sınıftaydım . Korkunc bir kaza 'ÇERNOBİL' . Ve Bir yıl içinde de Bursa nüfusu 2 ye katladı neden hiç düşündüğünüzmü ?

Neden Bursa ili BURTVİN oldu ?

Yasım 29 burada yas olarak benden daha buyuk insanlar vardır ve eminim onlar daha net hatırlıyorlardır tabiki o günleri , konusulanları .Benim o günlerden kalan bir rahatsızlığımda çay için söylenenler.Günde 40-50 bardak arası çay içen biri olarak hala cay alırken içimde süphelerim var sizin yok mu .Nükleer bir afetin yaraları birkac yılda mı sarılıyor. Cem Yılmazın hastabakıcı tiplemesi gibi Uranyum kalıntılarını süpürgeyle mi temizledik ?
Temizlenir mi?

Japanyoya atılan atom bombalarının etkileri günümüzde bile örneklerini sergilerken 100 belkide 200 kat daha fazla radyasyon yayan Çernobil etkilerini ne zaman gösterir?

Hala genc yasta bu hayata gözlerini kapayıp giden birinin sigaradanmı , stresstenmi yoksa başka nedenlerden mi etkilendiğini hep düşünürüm.

Yasamak sahip olduğumuz en büyük değer bence ve yasanacak bir dünya bırakmak öbür nesillere , cocuklarımıza bizlerin borcu annemize babamıza .

Ve teknolojinin gerisinde kaldık diyenler için yasam olmazsa teknoloji neye yarar ki ?

Hem maliyet hesaplarken sadece inşaat ve işletim giderleri bakımından bakmayın.

Bunların dışında
1) Kaza ve kazalara karsı sigorta maliyetleri ( tabi olursa emin olun kimse bunu ödeyemez )
2) G 8 olarak hala çözüm bulunamamış atık maliyetleri .....
3) Değişen dünya düzeni ve iklimlerin kalıcı etkileri, tabiki bunların oluşturacağı maliyetler. ( Örneğin antalya turizm cenneti olmayacak yada Palandökende beyaz renk görmek hayal olacak.....)

Bence bunlarıda hesaba katın . Ve sunuda söylerken samimi olun . Kim nükleer santral kurulan yerin 100 km yakınında biryerde oturmak ister. Yada ailesini anne babasını , karısını cocuğunu oturtturur. Ben değil? Hergün olabililecek bir sızıntıyı düşünerek büyümek ve korku dolu yasamak insan hayatında düzeltilemeyecek derecede psikolojik bozukluklar yaratmazmı ? Aslında bu da bir maliyet sayılmazmı .

İleride ABD,  İrandan sonra bizede saldırsın diye siyasi ve ekonomistlerin hazırladığı bir altyapı olamazmı bu ?

İran yazılı basında cıktığı gibi silahmı üretiyor sizce yada Irakta bir tane nükleer füze cıktı da benmi görmedim televizyonda. Ama oraya giden bilim insanları ne dedi . Burada tehtid var. Evet var Çünkü nükleer enerji üretmek için için nükleer silah hammaddesi üreteceksiniz .

Yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynakları için ülkemiz ve dünyamız inanın öyle cok kaynak sunuyor ki bize . Ona ragmen bizler bunları denemeden tam olarak sonuçlarını incelemeden yanlışlarını artık kabul etmiş bir kaç ülkenin peşinden gitmekte neden bu kadar ısrarlıyız anlamadım.

Fosil yakıtların alternatiflerinin arandığı bu günlerde , hepimiz suyla çalışan araba olurmu diye düşünüyoruz hayal kuruyoruz. Emin olun bugün kullandığımız cogu sey eskiden hayal bile edilemiyordu. Ama artık var ve kullanıyoruz. İnsallah hayal edilen o suyla çalışan araba yapıldığında hala suyumuz çeşmelerden akıyor olur. Dimyata bulgura giderken eldeki pirincten de olmayalım.....

O ondort arkadas lütfen beyin göcü yapsın yada bu kadar idealist olmasın mesleğini yapmasın yada atomu parcalarken en azından bu ülke topraklarının dısına cıksın. Pirelli reklamında söylendiği gibi

'KONTROLSÜZ GÜÇ GÜÇ DEĞİLDİR'

NÜKLEERE HAYIR!!!....







Kayıtlı

Az şey bilirsek bir şeyin doğruluğuna emin olabiliriz,
bilgi artinca kuşkuda artar.
....................................................Goethe
hyetim
Hakan Yetim
Üye
**

Rep Puanı: 89
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 2251
Kayıt Tarihi: 07 Eylül 2006, 08:34:40
Mesaj Sayısı: 59

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 2



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : 09 Eylül 2007, 12:31:18 »

Uluslararası — Fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kullanımına dair yapılan ilk küresel analize göre, 180 milyar Amerikan doları tasarrufu öngörüldü.

Amsterdam, Brüksel, 6 Temmuz 2007: Greenpeace ve Avrupa Yenilenebilir Enerji Konseyi’nin (EREC) bugün yayınlanan ortak raporuna göre, yenilenebilir enerjiye yapılacak yatırım, her zamanki fosil yakıt kullanımı senaryolarına bakıldığında, yakıt maliyetinde, yıllık 180 milyar Amerikan doları tasarrufu ile ve karbondioksit emisyonlarını 2030’da yarıya indirerek, 10 kat daha fazla tasarruf sağlayacaktır. (1)

Bu alanda yapılan ilk küresel analiz Gelecek Yatırımı- İklimi Kurtarmak üzere, Enerji Sektörü için Sürdürülebilir bir Yatırım Planı, önümüzdeki 23 yıl içerisinde, tehlikeli kömür ve nükleer enerjilerin yerine, yenilenebilir enerjiye doğru (güneş, rüzgâr, hidro, jeotermal ve biyo-enerji dâhil olmak üzere)  küresel yatırıma yönelik çok güçlü bir ekonomik kanıt sunmaktadır. Rapor, bir taraftan ekonomik gelişmeyi sürdürürken, diğer yandan 2050’ye kadar küresel CO2 salımını yüzde 50’ye indirmek için hazırlanan Greenpeace “Enerji [D]evrimi” planı için finansal bir gerekçe göstermektedir. (2)

Greenpeace Uluslararası, Enerji Uzmanı, Sven Teske şöyle dedi: “Live Earth milyarlarca insanı iklim değişikliği tehdidine karşı acil olarak harekete geçmek için seferber ederken, raporumuz da dünyanın elektrik ihtiyacının yenilenebilir enerji ile sağlanabileceğini göstermenin yanı sıra bu yöntem ile gerçekten de trilyonlarca dolar, her yıl 180 milyar Amerikan doları gibi yüklü bir miktar, tasarruf yapılacağını gösteriyor. Buna karşılık, ‘işler her zamanki gibi’ yaklaşımı, koyu bulutlarla kaplı bir gelecek tasarısı öngörüyor. 10.000 yeni fosil yakıt elektrik santrali, CO2 salımlarını yüzde 50’ye kadar arttıracak ve fosil yakıt masraflarını iki katından fazlasına çıkaracaktır. Bu durumun çevre ve insanlık için yaratacağı korkunç sonuçlara bir fiyat biçmek ise imkânsızdır.”

Enerji [D]evrimi, temiz ve yenilenebilir enerji santralleri için, şu anki harcamaların üzerine ek olarak, yıllık küresel 22 milyar dolar yatırım gerekmektedir. Bu senaryoya göre, yıllık 202 milyar dolara varacak olan yakıt tasarrufu göz önüne alındığında bu yatırım 10 kat fazlasıyla karşılanmış olacaktır. Ayrıca, kömür ve gaza verilen yıllık 250 milyar dolar sübvansiyonları temiz ve yenilenebilir enerjiye aktarmak Enerji [D]evriminin masraflarını fazlasıyla karşılayacaktır.

Avrupa Yenilenebilir Enerji Konseyi’ne göre, rüzgâr türbinleri küresel piyasası 2006’da 18 milyar avroluk, tüm yenilenebilir enerji endüstrisi ise 50 milyar dolarlık bir piyasadır. Bir Enerji [D]evrimi durumunda ise, yenilenebilir enerji piyasası 2030’da 288 milyar dolar değere ulaşacaktır.

Yenilenebilir endüstri, tüm dünyanın enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasite ve isteğe sahiptir. Sadece doğru bir enerji ve iklim politikasına ihtiyacımız var. Önümüzdeki birkaç yıl içinde verilecek kararların, 2050’de dahi etkileri görülmeye devam edecektir. EREC karar direktörü, Oliver Schäfer, “İklim değişikliğinin felaket sonuçlarından kaçınabilmemizin tek yolu yenilenebilir enerjiden geçmektedir!” dedi. 

Rapor, kararlı bir eylem için var olan acil gerekliliği vurgulamaktadır. Önümüzdeki on yıl içinde, var olan birçok enerji santrali yenilenmeye ihtiyaç duyacaktır ve Çin, Hindistan ve Brezilya gibi yükselen yeni ekonomiler şimdiden, hızla yeni enerji altyapıları oluşturmaktalar.


Gelecek Yatırımı- İklimi Kurtarmak üzere, Enerji Sektörü için Sürdürülebilir bir Yatırım Planı’nın bir kopyası için: http://www.greenpeace.org/energy-revolution-financing
 

Notlar:

1.    Enerji [D]evrimi Raporu, IEA’ın (Uluslararası Enerji Ajansı) dünya enerji senaryolarına gerçek bir alternatif sunmaktadır ve bir yandan ekonomik gelişmeyi devam ettirirken, diğer taraftan iklim değişikliğinin dramatik sonuçlarını engellemek için, 2050’de CO2 emisyonlarını yüzde 50’ye indirmeye yönelik tek pratik rapordur.  http://www.greenpeace.org/international/press/reports/energy-revolution-a-sustainab adresinden indirebilirsiniz.

  2. Enerji politikalarında hiçbir değişiklik yapılmazsa, 2030’a kadar altyapıda 10.000’den fazla yeni enerji santraline yatırım yapılacaktır. Kömür ve gaz yakan bu enerji santrallerini tedarik etmek bugünden 2030’a kadar 18,6 trilyon Amerikan dolarına mal olacaktır ki bu miktar Enerji [D]evrimi Senaryosu’nda sadece 13,1 trilyon dolardır. Bu durum da, Enerji Devrimi Senaryosu’na göre, yakıt maliyetinin 2030’da yüzde 30, 2050’ye kadar ise yüzde 70’e varan düzeyde daha düşük olacağını göstermektedir. 

Kaynak :http://www.greenpeace.org
Kayıtlı

Az şey bilirsek bir şeyin doğruluğuna emin olabiliriz,
bilgi artinca kuşkuda artar.
....................................................Goethe
hyetim
Hakan Yetim
Üye
**

Rep Puanı: 89
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye No: 2251
Kayıt Tarihi: 07 Eylül 2006, 08:34:40
Mesaj Sayısı: 59

Teşekkür
-Edilmiş: 0
-Alınan: 2



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : 09 Eylül 2007, 12:39:01 »

Bu haberi okuduktan sonra iki şeyi dusunun ;

1) japonyada yapılan bir santralde sızıntı olursa Türkiyede inşa edilen bir santralden sızıntı olma ihtimali nedir.

2) Her an terörist eylemlerin tehditinde bulunan ilk üç ülke içinde Türkiye varmıdır? Varsa yarın nasıl bir eylem olabilir?


Istanbul, Türkiye — Japonya'da birkaç gün önce meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde, dünyanın en büyük nükleer santralı Kashiwazaki Kariwa'da nükleer sızıntı oluştu. Çıkan yangın ve ardından örtbas edilmeye çalışılan nükleer sızıntı, Türkiye’de de “güvenli” diye pazarlanan nükleer teknolojinin yol açabileceği tehditler konusunda dünya kamuoyuna acı bir ders veriyor. Daha korkutucu olan ise, gerçekleşen nükleer sızıntının nükleer endüstri tarafından devlet ve halktan gizlenmesiydi.

Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu Hilal Atıcı konu ile ilgili olarak, “Bu yangın ve radyoaktif sızıntı, nükleer enerjinin neden oldugu ciddi tehlikeleri bize bir kez daha hatırlatıyor. Japonya’da ve tüm dünyada nükleer kazaları tetikleyebilecek büyük depremler, doğal afetler ve terörist saldırılar gibi gerçek riskler var”  dedi.

“Kazadan hemen sonra, Japon nükleer endüstrisi radyoaktif sızıntı tehlikesi olmadığını söyleyerek yangının gerçek etkileri hakkında yalan söyledi. Bir çok tehlikeli kaza ve bu kazaların örtbas edilmesi, Japon ve  diğer küresel nükleer endüstrilerin zaten zayıf olan güven ve itibarını ayaklar altına aldı.  Japonya’daki vaka, geçtiğimiz haziran ayında,  Almanya’daki Krummel  nükleer santralinde yaşanan olaylarla benzerlikler taşıyor. Krummel nükleer santralindeki yangında, endüstri reaktör emniyetinin etkilenmediğini iddia etmisti. Oysa gerçekte yangın, Alman nükleer denetçilerine göre, doğrudan reaktörün güvenliğini tehlikeye duşürmüş ve ciddi arızalara neden olmuştu.

Nükleer lobi, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesi için gerekli finansal kaynakları ve politik iradeyi saptırarak, iklim değişikliğinin gerçek çözümüne büyük bir engel oluşturmaktadır. Bunun sonucunda da iklim degisikliği, “doğal” felaketleri arttırarak nükleer enerji santrallerinin güvenliği için çok daha büyük risklere neden olacak.”

Türkiye’nin enerji geleceği için bir yol ayrımında olduğuna da dikkat çeken Atıcı “Seçim arifesinde, bütün siyasi partilerin bu kaza ve diğer yüzlercesinden ders alarak, deprem bölgesinde olan ülkemizdeki nükleer santral yapım macerasına son vereceklerini  açıklamalarını bekliyoruz” dedi.

Greenpeace, geçtiğimiz aylarda kapsamlı bir Enerji (D)evrimi raporu hazırladı. Enerji Devrimi: Sürdürülebilir bir Dünya için Enerji Yol Haritası raporuna http://www.greenpeace.org/turkey/press/reports/enerji-devrimi-raporu adresinden ulaşabilirsiniz.
Kayıtlı

Az şey bilirsek bir şeyin doğruluğuna emin olabiliriz,
bilgi artinca kuşkuda artar.
....................................................Goethe
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.106 Saniyede 28 Sorgu ile Oluşturuldu